tatilhali

tatilhali
cunda

19 Aralık 2015 Cumartesi

cumartesi sabahı bol kazağı

Günaydın ozaman;
Bir cumartesi sabahı eşiniz çalışıyorsa ve siz de o gün çalışmıyorsanız ona eşlik edebilirsiniz mesela. Bilgisayarınızı alıp takılırsınız peşine, ya da o sizin peşinizdedir belkide. Hele de en sevdiğim semtlerden Beşiktaş ise bugünkü çalışma rotası. Kahve, kitap, dergi, fonda çalan hafif müzik,  en sevilen bir arkadaş da kadroya eklenince, erken uyanmak koymuyor insana o kadar da!
Bu arada sabahın güzelliği oluyor ya İstanbul'da cumartesileri çünkü işe gitmiyorsunuz ve havada hafif güneş var, düşünün biraz bu sahneyi, bence hoşunuza gider. Ne işin var uyusana da diyebilirsiniz haklı olarak ama, hayata o gün erken başlamak da güzel oluyor aslında, deneyin.

Kahve, rahat bol bir kazak (tercihen Oysho), tepeden bir topuz, güneş gözlüğü fonda da karsu, e hadi uyanın daha saat 11:32 :)

9 Kasım 2015 Pazartesi

Rahat Koltuk

Salondan rahat koltuğumdan bildiriyorum. Ayaklarımı uzattım ve kırmızı çizgili yastığın üzerine koydum tatlı bilgisayarımı. Yanımda çayım diyemeyeceğim çünkü çayım az önce bitti. Güzel şey çay, baya baya hem vakit geçirtiyor bu çay, hem de boğaza iyi geliyor, eşimin söylediğine göre kafayı yerine getiriyor. Seviyoruz çayı. Neyse; yarın iş zamanı ama aslında erken uyanma derdi olmasa iş çok güzel de, işte şu erkenden uyanma olmasa.
Yarın arkadaşlarla akşam yemeği planı var hemen geçsin iş zamanı da akşam üzeri olsun istedim yarına dair. Ama bu taraftan bakarsak da sabah iş vakti olmasa mı:S Bilemedim.
E acıktık bir de bu saatte ne yesek ama evde bu saatte yemek yenmez diyen biri var. Dinliycem onu. Hayır hayır mutfağa gidip güzelim beyaz peynirimden ve güzelim tost ekmeğimden tost yapmayacağım. Peki.

30 Ekim 2015 Cuma

Güzel olurdu şimdi




Bir dilim cevizli baklava (her ne kadar alerjim olsa da) ve bir bardak (hem de ince belli çay bardağı ile) çay ile beraber yazılan bu yazı aslında balayına duyulan özlem yurtdışı gezilerine duyulan özlem ve bizim tatlı ve yemeklerimizden vazgeçememeye dayalı bir yazıdır. Fonda çalan kings of convenience eşliğinde hafif hafif bir burun sızlaması içerir bu yazı. Kendi yaşadığımız şehre karşı duyulan isyan, şükür, sevgi, bohem ve biraz da hayranlık içerir. 
Boşlukları siz doldurun kafanızda oluşan şehirlere karşı. 
İspanya'da olsam mesela şu an, deli gibi eşimle yürüsek her yere, inanın şu an İstanbul'u filan özlemem, yemekleri hariç. Otursak aşağıdaki fotoğrafta olan meydanda, gelen geçeni izlesek, eleştirsek, övsek, beğensek, yersek...vs 
Sangriamızı içsek, baksak birbirimize uzun uzun...
İnsanların arasında rahat rahat dolaşsak, meydanda dönsek birbirimize sarılıp, gülsek deli gibi, yiyecek bir şey seçemesek, of bu ne ya desek bile olur şimdi.
Bakınsak binalara hep şaşkınlıkla, öylesine yapılmış olmadığı belli olan yapılara, insanların ne kadar rahat rahat davrandığına bayılsak, gülümsesek, ve tabi ki yağmura yakalansak...
Olurdu yani güzel de olurdu şimdi...




    Fotoğraflar: F.D.D KOÇAK

23 Temmuz 2015 Perşembe

4 aydır kafamda yazdım hep birşeyler; evlilik hazırlıkları, koşturmaca, balayı planları, yeni ev planlaması yeni eşyalar, yeni ciciler, gelinlik provaları, hele de gelinlik ayakkabısı arama süreci,bunlar hep yaş 29.Az kaldı düğüne hatta düğünlerimize haydi bakalım.Biraz karışık ruh halleri biraz gelgitler çoğu heyecan çoğu sevinç birazı stres birazı panik çoğu da hep yaş 29; 30 a 1 kala:)Güzel bi gün olsun, yoğun günler hiç bitmesin ki dolu dolu yaşansın :) Hep bir gülümseme kalsın dudakta.

3 Mart 2015 Salı

DODO

Hafta sonu sevgili arkadaşlarımızla bir Kapadokya kaçamağı yapacağız. Bir heyecan var ama bir de rahatlık var ki sormayın. Asıl amaç sevgiliye doğumgünü sürprizi:) Doğum günü hediyesi olarak ''Kapadokya'yı'' hediye ediyorum beyefendiye, çok sevdiğimiz 4 arkadaşımız da bize eşlik ediyor. Program hazır; cuma olması bekleniyor tarafımızdan. 
Hep merak ediyorduk o tarafı. Özellikle ''patron mutlu son istiyor'' filminden sonra. Zaten oradaki düğün sahnesi beni bitirdi, o ne güzelliktir öyle, hem sade hem de renkli aynı anda nasıl oldu bilmiyorum ama ben de bunu hedefliyorum. 
Keşke iş hayatı denen şey daha hafif olsa gidiş gelişlerimiz keyfimizce olsa da arada ya da vazgeçtim sık sık tatillere gidebilsek. Her gittiğimiz yer için de puan toplasak biriken puan bizi yeni bir şehire ışınlasa. Mağaza Kartları mantığı misali. (Sadece hediyesi yeni şehirde konaklama ve ışınlanma)
Bakalım bundan sonraki hedefimde var bir kaç yer daha haftasonu gezisi için, ama düğünler de yaklaşmakta olunca ister istemez kemer sıkma politikaları oluyor hem de tüm arkadaşlarca, herkes evleniyor bu yaz bakalım seneye hatta yaz bitimine etraf yeni çift dolup taşacak.
Ooo öğle arasına az kalmış. 1 buçuk saatçik.
Çalışmasaydık daha uyuyorduk ya da uyanmış kahve eşliğinde bir kaç program bir kaç kek denemeleri yapılmış olabilirdi evde. Ama yok yok her halükarda çalışmak daha iyi. Çalışın üretin kendinizi boş bırakmayın beyin dolu olsun çalışsın hep.( Herzaman sağ elinizi kullanıyorsanız sol ile, solu kullanıyorsanız da sağ elinizle diş fırçalamayı deneyin beyni şaşırtın aynı şeyi saçınızı tararken de deneyin faydası var bakın bir.)
Bugünlük bukadar, olsun, yine gelirim merak etmeyin.

23 Ocak 2015 Cuma

YENİ YAŞ

Hoşgeldin yeni yaş:)
Uğur'umla dostlarımla geçirdiğim harika bir sürprizli akşamın sabahında iş yerimden bildiriyorum:
Mutluluk sevgi ve booool mis kokulu yeni yaşlara 
Bol çikolatalı bitterli ,üzerinde minik duygunun olduğu nice pastalar görmem dileğimle:)
Her yer balon olsun bol renkli ,bol müzikli, bol resimli, boyalı, kahveli,çiçekli,bol kitaplı,bulutlu,mavili, turunculu nefis bir yıl beklesin beni :) 
Hepinize bol mutluluklar:)