tatilhali

tatilhali
cunda

15 Ağustos 2022 Pazartesi

Büyüyünce

Büyüdüğümüzü nasıl anlarız? Var mı tahminleriniz falan.

Eskiden takıldığımız şeylere daha az takılınca anlarız bence... İllaki özel günlerde bir yerlere gitmeyince, buna da çok takılmayınca anlarız. Aslında içten içe gitmek isteriz o yemeğe ama işlerimiz ağır basınca da deriz büyüdük mü ondan mı bu durum bilemedim. Dedim blog yazayım o zaman, normalde yazarım hep defterlerime, ajandama, telefonumun not kısmına. Sanılmasın ki burada yazmayınca yazmıyorum. Bir elim hep kalemde ya da klavyede. Seviyorum yazmayı. Biraz iç dökme, biraz motivasyon için yazıyorum belki de. Şimdi bu yazım bitince bir kahve yapacağım mesela bir video izleyeceğim sevdiğim bir sakin kanaldan. Biraz ekimde gideceğim konseri düşüneceğim. 

Yapar mısınız kışlık hazırlık falan? Biber koydum ben dolaba bu öğlen mesela. Bu da büyüme göstergeleri belki de. 

Baktınız mı uzun uzun bir noktaya? Düşündünüz mü uzun uzun? Kendinize vakit ayırdınız mı gerçekten ama sadece kendinize. Dur şu makinayı boşaltayım da sonra bir kahve içerim gibi değil, boş boooş bakıp kendi içinize döndünüz mü? Yapın bunu. Hayatta kendimize vakit ayıralım lütfen. 

Şimdi biraz ekimde konserine gideceğim o çoook sevdiğim grubun şarkılarını dinlemeye gidiyorum. Biraz kings of convenience ''me in you'' , biraz kahve ve hoş geldin Ağustos.

Ağustos 15 ama her an hoş gelebilir Ağustos:)



8 Nisan 2022 Cuma

Dinler misiniz Kargo falan?

 Nefesini tut

Gözünü hiç açma

Sesler sana her şeyi anlatır.

Şarkı birden ansızın bu saatte üniversite yıllarındaki festivallere ışınladı mı sizi de? Bu sıralar çok anar ve çok özlerken buluyorum kendimi üniversite yıllarını. Benimkisi o yıllara ait özlem, o anların tekrar gelmeyeceğine dair gerçekliği kabul etmeye çalışmak diyebiliriz. 

Gece ders çıkışları Beşiktaş Barbaros’tan  aşağıya koştuğumuz, kar yağdığında yapılabilecek tüm saçmalıklarla birlikte çizim çantası üzerinde kaymak da buna dahil olan yılları gülümseyerek hatırlamak, bana bu aralar çok tanıdık duygular. Kim kabul etmek ister ki, geride kaldı der ki bu anlara? Hep sıkışıp kalsaydık o anlarda keşke. Uğur’la okul anılarımızı hatırlayıp gülebilmek paha biçilmiyor gerçekten. Büyüdüğümüzü kabul etmek hiç işime gelmiyor, neye göre büyümek diyelim ki buna? Devam ediyoruz okuldan kalan yerden diyelim bence. 

Dinler misiniz kargo falan? Tepindiniz mi festivallerde delice? Şarkılara bağırarak eşlik ettiniz mi? Gece taksimden döndünüz mü sarı dolmuşlarla? Yol proje dersine uyuz oldunuz mu mesela? 

Bir şarkı daha dinleyip bu yazıyı burada bitirelim şimdilik ama. 

Sevgiler saygılar ve dahası.

7 Kasım 2018 Çarşamba

sıcak çikolata

Bazen yazma isteği gelir insana, sonra bir de üşenme durumu. Şimdiye kadar hadi bir şeyler yazayım dediğimde hep yazmış olsaydım diyorum belki sayfalar dolusu verilerim olurdu. Ama erteleme kavramı yok mu o kavram işte garip olan şey.
Bu minik not ile başladıktan sonra diyorum ki; eğer salonunuz ya da diğer herhangi bir odanızda orman manzaranız var ise şanslısınız. Yaşadığınız şehrin de önemi var tabi bu durumda. Bir gün taşınacağınız ya da hayalini kurduğunuz yer diyelim ozaman. Kahvenizi ya da çayınızı ormana karşı içebileceğiniz bir köşe. Hayat öyle güzel ve dolu dolu ki aslında günlük koşuşturmalar arasında kaybolmasına izin vermemek lazım. Ertesi gün iş var diyerek motivasyonu düşürmemek kendimizi mutlu edecek ufak şeylerin farkına varmak lazım. İzlemek istediğimiz programlara vakit ayırmak yemek istediğimiz değişik tadlara aman sonra yerim demeden anında fırsat bulmaya çalışmak lazım. Lazım da lazım aslında.
Hayatı rahat yaşamak gerekli işin özü. Bazı şeylere gülüp geçmeye çalışmak lazım.
Bu arada kışa girdik sayılır artık bol sahlepli, bol mandalinalı ve sıcacık çikolatalı günler diliyorum ozaman.
Şuraya da yakın arkadaşlarla çok uzaklarda içilmiş olan bir sıcacık sıcak çikolata fotoğrafı bırakayım.
Stockholmde sıcak çikolata-fddk

17 Haziran 2018 Pazar

Hızlı başlayan yaz

Bilindik yerlerde yapılan tatilin huzuru başkadır. Strese sokmaz insanı. Bir rutin içinde ilerler gider 3 gün. Özlenen patkamp ve Akçay’ın tadı çıkartılır. Sana birşey kazandırmayacağını bilsen de, gece kordon boyunca yürürsün dondurmanı yiyerek, görevini başarıyla tamamlarsın bir sade bir balbadem top dondurma ile☺️
Güneşlendiğin yerde bir de en sevdiğin şarkılar çaldıysa tamamdır.
İşte küçük bir sorun vardır; yaklaşan geriye dönme vakti.
Üzülme bir gün ege sahillerine yerleşeceksin ve mavi olacak tüm dünya🕶
Summerwine fonu iyidir😊

31 Aralık 2017 Pazar

YENİ YIL

Yeni yıla yine yeniden bizim evimizde gireceğiz tüm arkadaş grubu olarak heyecanlıyız tabiki yeniyıl heyecanı sardı.
Koyu yeşil peçetelerimi çam ağacı şeklinde katladım hem de gece 2 de:)
Sabah güzel bir kahvaltı bekliyorum açıkçası kocamdan.
Yumurtalı, çaylı, bol peynir zeytinli ve tabiki kahveli ay kızarmış ekmeği nasıl unuturum🙂
Yeni yılda huzur mutluluk barış ve sağlık diliyorum herkese.
Evimde de bol kahkaha bol çiçek bol balon görmeyi umuyorum.
2017 de aldığımız kocaman evdeki ağacımız ise daha da büyüsün☺️
Bol kek kokuları çay ve kahve kokuları sarsın evimizi.
Bir dahaki yazıda Barselona'yı anlatacağım söz unutmadım fotoğraflar ile birlikte.
MUTLU YILLAR🎄

18 Kasım 2017 Cumartesi

motivasyon

Günaydın ya da tünaydın;
2 sene önce evlenirken o koşturmaca içerisinde fotoğraf çekimi yaptıramamıştık daha doğrusu kendimizde o gücü bulamamıştık. 2 senedir de her yaz yaptırmaya niyetleniyorum ama kaynatıyorum.
Bu yaz da geçti, belki de ani bir kilo veririm ve gelinlikte daha rahat ederim ve ani bir sonbahar çekimi yaparız.
Aslında en sevdiğim renklerden olan turuncu, sonbaharın rengi olması itibari ile fotoğraf çekimini hakediyor.
Buraya yazmak istedim ki kendime motivasyon olsun ve gaza geleyim. Belki işe yarar.
Zaten eşim fotoğraf çektirmeyi hiç sevmez ben de vazgeçersem o iş uzar da uzar:)
Tatile 3 kala benden sevgiler saygılar.

8 Kasım 2017 Çarşamba

Kışa Girerken

Günaydın Tünaydın ya da selamlar
Kışa doğru mu desem ya da kış mı oldu ben hala kabul etmek istemesemde.
Daha bir son denize girerim dur bir haftasonu daha Akçay'a gideriz derken birden geldi kış.
Seneye artık ne kaldı ki yaza diye düşünüp, yaz fotoğraflarına bakma vaktidir.
Küçük bir tatilimiz var önümüzde 4 günlük. Bunun tadını çıkarıp bol fotoğraf çekmeli bol gülmeli bir tatil hayal ediyoruz.
Ayın sonunda umarım tatil ile ilgili anı yazıyor olurum. Fotoğraf da eklerim belki.
Bir de bu havada lahana tarzı giyim önemli; kat kat gerektiğinde çıkarılabilinir, gerektiğinde üzerine eklenebilinir tarzda katlı giyim tarzını benimsemek mühimdir.
Turuncu renkten uzak kalmayın, maviyi de araya sıkıştırın ki nefes alın deniz niyetine:)

2 Eylül 2017 Cumartesi

gitmiyorum

Sahil kenarında uzanıp çay içmek gibisi var mı acaba?
Aa olabilir sade türk kahvesi içmek de olabilir aslında. Tamam kahveyi seviyorum
ama bazen yerine getirmem gereken bir görev gibi hissediyorum. O kahve içilecek:)
Örneğin bu akşam bir kahve içme hakkım var gündüz patkampta içtim o yüzden.
Sayılı içerim kahveyi de ben. Kalp atışlarımı düzensizleştiriyor efenim. Ben saymasam
eşim sorar akşam "kaç kahve içtin bugün?" diye:)
Az sonra evde balkon keyfi yapmaya geçeriz sahilden. Akşam da belki biraz yürüyüş...
Dönmüyoruz sana İstanbul.

1 Eylül 2017 Cuma

AKÇAY PATKAMP

Yaza geç merhaba;
Hem yaz, hem bayram, hem tatil, hem kafa dinleme, hem de keyif zamanı geldi sanırsam.
Akçay; benim hem dinlendiğim, hem de Ege'nin inci olma yolunda emin adımlarla ilerlemedeki sabit tavrından vazgeçmeyen durağım. Evim.
Eğer Akçay'a geldiyseniz ve denize girmek istiyorsanız biraz da keyif yapayım diyorsanız Patkamp'a gidin derim.
Akçay Çarşı Merkezden Güre tarafına deniz kenarından devam edin sol tarafta deniz kenarımda sarılı afişleriyle ''PatKamp'ı'' görünce durun. Bayramlarda ve tatil zamanlarının en yoğun dönemlerinde arabanıza belki zor yer bulursunuz ama hiç bulamazsınız demiyorum:) Azıcık ileriye parkedersiniz. Bir de Akçay çarşıdan dolmuşlar gidiyor, Patkamp'ın hemen önünde inebilirsiniz.
İşletme sahibi Çağatay'ın da güleryüzlü olması ile hemen ağaçların altında güzel bir şezlonga yerleşiverin.
Patkamp'ta en sevdiğim şeylerden biri de müzikleri, özellikle saat 16.00 civarlarında sakin latin ezgileri eşliğinde soğuk içeceğinizi alın ve şöyle denizi izlemeye koyulun.
Bu arada deniz çok soğuk diyenlere inanmayın, çünkü girince alışıyorsunuz:) İskeleden atlayabilir ya da basamaklardan o soğuk Ege sularına kavuşabilirsiniz.
Şöyle deniz soğuk olacak ki denize girdiğinizi anlayın. Çıkınca da duşlar var oraya gidebilirsiniz. Bir türk kahvesi de söyleyin sade sade.
Hava hafif hafif esiyorsa da  ağaçların altında olmanız sebebiyle çok güzel bir hava olacaktır. Büyük şemsiyeler altındaki rahat minderlere de uzanabilirsiniz ya da sarı şemsiyeler altındaki şezlonglarda da güneşlenebilirsiniz. Ayrıca instagram için de güzel kareler yakalayabilirsiniz:)
Akşam 18.00'e kadar kalıyoruz biz genelde Patkamp'ta..
Akşamüzeri genelde taze taze gelen midyelerden de yemek bir ritüel aslında Patkamp'ta.
Aşağıda bugün çektiğim birkaç fotoğrafı sizinle paylaşıyorum belki gitmeniz için bir sebep olur. Herkese iyi tatiller.





10 Nisan 2017 Pazartesi

To You

Güneş yükseliyordu güneye giderken;
Üniversite yılları demek ne kadar komik geliyorsa;
Ne kadar çabuk geçtiyse zaman; anlamadıysam; az önce bir filmde bu şarkıyı duyunca birden gittim o yıllara. Uğur ile yeni yeni beraber idik okulun festivaline el ele ilk ozaman gitmiştik, garipti her şey etraf bile değişik görünüyordu gözüme, hatırlarım. Gerçekten dün gibi. Geride kaldı festivaller gitmez olduk, sakin sakin akşam buluşmalarına bıraktı yerini zaman...
 Bu arada bir şarkı tam da cuk oturdu bu akşama: Andy Shauf- To you
Çapaya götürdü beni zaman festivalden çekerek, kızlarla mutfak dedikodularına gece 3lere kadar bulaşık yıkamalarıma çekti.
Bu akşam da böyle geçsin. Bu şarkı olsun başrolde.