tatilhali

tatilhali
cunda

23 Ekim 2014 Perşembe

kings of convenience

Nescafeniz masada, sabah işleri aradan çıkmış, bir mola vakti gelmiş, fonda da kings of convenience çalıyor. Şu an için huzur bu oluyor bence.

Kings of convenience'ı pek severim. Benim için yeri de ayrıdır. Sene 2009 demektir benim için kings of convenience. Loş ışıkta dinlenen, Çapa'da kalınan evdir. "Uğur'dur."
O kelebekli kızın olduğu kliptir. Çok yoğun çizim ve resim yaptığım yıldır. Huzurdur. Solistin kocaman gözlükleridir. Danstır.
Hiç değişmeyecek olan zevktir. Bir dinleyin derim:kings of convenience

16 Ekim 2014 Perşembe

Muzlu rulo pasta

Çocukluğumda da, şu anda da en sevdiğim pastadır kendisi: MUZLU RULO PASTA. Annem öyle bir yapar ki parmaklarınızı yemeyi bırakın elinizi yersiniz. Annemin elinden lezzet akar o ayrı da tabiki. Muzlu pasta öyle saf öyle sadedir ki şaşırırsınız. Bu sade görüntüye bu lezzet patlaması nereden geliyor diye. Bir kere yapımını beklemek sabır istiyor. Hele yaparken anneyi izliyorsanız çok şanslısınız. Ben küçükken kremanın soğumasını beklememi hatırlıyorum. Annem balkona koyardı onu hemen soğusun da yiyelim isterdim ay geçmezdi o zaman:) İçine tereyağ koyup mikserle geçerdi üzerinden bir de. İşte sona yaklaşıyoruz demekti o tereyağlı kısım; o zaman bir heyecan basardı beni; çok severim                                                               mutlu muzlu pastalı sonları:)
Hemen annişi arayayım da ilk istek olarak sıraya yazdırayım muzlu pastayı unutmadan:)

1 Ekim 2014 Çarşamba

Hellooo

Küçük şeylerden mutlu  olmak en temizi en tatlısıdır. Ben; bir çizimden bir not defterinden, renkli kalemlerden, bir buket çiçekten, bir kurabiyeden, beğendiğim çantanın unutulmayıp bana sevgili tarafından alınışından... vb gibi şeylerden acayip mutlu olurum. Darısı başınıza:) Hayat böyle daha kolay gerçekten.
Küçük şeylerden bu kadar mutlu olmuşken kücücük şeylerden de canı sıkılabiliyor insanın. O zaman da tam tersini düşünmek lazım galiba. Çiçek bakın mesela. Ona yeni saksılar alın, sulayın, konuşun, yapraklarını silin , çiçek açarsa sevinin...
Soğuk baharın ortasında giyin topuklu ayakkabıları yürüyün özgüvenle sanki üşümüyormuşçasına,saçlarınıza fön çektirin ya da dalgalandırın dağıtın şöyle havalı havalı o da olur.
İlkbaharlık elbise altına giyin koton çorabınızı biraz bahara dönün az da olsa.
Yapın işte birşeyler. Oyalayın beyninizi yeter. Boş kalmasın; yoksa can sıkıntısı başlıyor ki o fena. Girmeyin hiç o tarafa. Gidin eve akşam güzel bir sofra hazırlayın sadece makarna da olabilir. Ama sunumu özenle yapın. Mutlu olun makarnanızı güzel tabaklarda yerken dizinizi izleyin. Üşürseniz alın battaniyenizi, filmdeymiş gibi hissedin kendinizi...
Ya da klavyenin başına geçin yazın içinizden geçeni. Açın bunu da:ada sahilleri