tatilhali

tatilhali
cunda

30 Ekim 2015 Cuma

Güzel olurdu şimdi




Bir dilim cevizli baklava (her ne kadar alerjim olsa da) ve bir bardak (hem de ince belli çay bardağı ile) çay ile beraber yazılan bu yazı aslında balayına duyulan özlem yurtdışı gezilerine duyulan özlem ve bizim tatlı ve yemeklerimizden vazgeçememeye dayalı bir yazıdır. Fonda çalan kings of convenience eşliğinde hafif hafif bir burun sızlaması içerir bu yazı. Kendi yaşadığımız şehre karşı duyulan isyan, şükür, sevgi, bohem ve biraz da hayranlık içerir. 
Boşlukları siz doldurun kafanızda oluşan şehirlere karşı. 
İspanya'da olsam mesela şu an, deli gibi eşimle yürüsek her yere, inanın şu an İstanbul'u filan özlemem, yemekleri hariç. Otursak aşağıdaki fotoğrafta olan meydanda, gelen geçeni izlesek, eleştirsek, övsek, beğensek, yersek...vs 
Sangriamızı içsek, baksak birbirimize uzun uzun...
İnsanların arasında rahat rahat dolaşsak, meydanda dönsek birbirimize sarılıp, gülsek deli gibi, yiyecek bir şey seçemesek, of bu ne ya desek bile olur şimdi.
Bakınsak binalara hep şaşkınlıkla, öylesine yapılmış olmadığı belli olan yapılara, insanların ne kadar rahat rahat davrandığına bayılsak, gülümsesek, ve tabi ki yağmura yakalansak...
Olurdu yani güzel de olurdu şimdi...




    Fotoğraflar: F.D.D KOÇAK

1 yorum: