tatilhali
cunda
23 Temmuz 2014 Çarşamba
Hamak
Günaydın; gerçi kahvaltı çay ve kahve faslını atlatan bana ve çalışma arkadaşlarıma çoktan öğlen gibi geliyor. Tatildeyken hiç kıymeti bilinmiyor bence hemen geçiyor zaman şimdi işteyken de gelmek bilmiyor tatil. Geçen yaz tüm aylar benimdi yattım durdum ama hiç anlamamışım hemencik geçmiş şimdi uzaktan bakınca farkediyor insan. Assosta olmak vardı şimdi...Yada Akçay'da Uğur bu saatlerde simit alıyor olurdu( ki Akçay'ın simiti efsanedir.!).
Hafif esen rüzgar olur bu saatlerde orada. Öğlen kavurucu sıcak olur. Denizden dönüşte babayla mısır yenir. Annem çay demlemiş olur. Şu an iştesin Duygu sakin ol.
Soldaki resim hep bir rahatlığı boşvermişliği anlatıyor, hatırlatıyor bana her nekadar öyle olmasamda. Paylaşmak istedim sebepsiz yere. Olsun.
Hamak mı alsam Uğur'a? Kendisi hamak hastası bayılır. Kahvaltıya Polonezköy'e gitmemizin en temel sebebi o hamaklar biliyorum:)
Ne çok konudan konuya geçmişim. Amaan ne farkeder sanki konuşurken öyle yapmıyoruz. Yazınca mı göze batıyor sanki! Kızlarla aynı anda hepimiz konuşup aynı anda birbirimizi dinlerken buluyoruz kendimizi. Nasıl beceriyoruz bilmiyoruz bu sırrı çözünce söylerim belki. Bir çay söyliyeyim bari.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder